Eğlence ve Spor

HAVA SPORLARI

Eskişehir, gerek tarihinden gelen havacılık birikimi ve geçmişi gerekse de sahip olduğu uygun hava koşulları ile ülkemizin en önemli sportif havacılık merkezlerinden birisidir. Atatürk’ün emri ile 1936 yılında kurulan THK İnönü Uçuş Eğitim Merkezi ülkemizde birçok dalda sportif havacılık eğitiminin verildiği en önemli merkezlerden biridir. Türk Hava Kurumu Uçuş Eğitim Merkezi’nin bulunduğu bu kampta dünya standartlarında eğitmenlerin eşliğinde çeşitli havacılık sporlarının eğitimi verilmekte ve bu sporların yapılmasına imkân sunulmaktadır. Bu sporlar başlıca planör, paraşüt, yamaç paraşüt, mikrolayt, balon ve yelkenkanat olarak sıralanabilir. Eğitimler her yıl hava koşullarının en uygun olduğu Mayıs-Eylül ayları arasında belirli dönemlerde yapılmaktadır. Toplam 1200 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş olan İnönü Eğitim Merkezi iki adet toprak-çim pistte sahiptir. Bunlar 900 m uzunluğunda Kuzey-Güney (34-16) ve 1100 m Doğu-Batı (29-11) pistleridir. Rus mimari tasarımı ile 1937 yılında konaklama amacı ile yapılan taş binalar günümüzde de kullanılmakta olup, artan kapasite oranında ek binalar yapılmıştır. İnönü Uçuş Eğitim Merkezi yaklaşık 390 yatak kapasiteli öğrenci yatakhaneleri, yemekhanesi, kantini, 2-5 yatak kapasiteli 120 kişilik lojmanları, hava araçlarının bakım ve onarımlarının yapıldığı hangarı ve yüzme havuzu ile Türkiye’nin ilk, Dünya’nın ise sayılı sportif havacılık merkezlerinden biridir.

Yamaç Paraşütü

Yamaç paraşütü Türkiye’de ve dünyada sportif havacılığın en gözde dallarından birisidir. Yaşanan adrenalin duygusu ve hava ile aranızda hiçbir sınır olmadan yapılan yamaç paraşütü uçuşları insanlara kuşlar gibi uçmanın özgürlüğünü tattırıyor. Bu husus belki de yamaç paraşütünün bu kadar öne çıkmasının en temel sebebi. Yamaç paraşütünün diğer dallara göre donanım ve lojistik konularındaki avantajları da bu sporun öne çıkmasındaki diğer etkenlerden sayılabilir.

Eskişehir, askeri ve sivil havacılık dallarında olduğu gibi sportif havacılıkta da gözde bir mekân. Türkiye’de yamaç paraşütü eğitimi ve uçuşlarının gerçekleştirildiği en önemli merkezlerden birisi olan Türk Hava Kurumu İnönü Uçuş Eğitim Merkezi Eskişehir’de bulunmakta. THK İnönü Eğitim Merkezi’nde her türlü konaklama, beslenme ve yamaç paraşütü sporuna uygun lojistik imkânlar mevcut. Yine coğrafi konum olarak avantajlı bir bölgede olan THK İnönü Eğitim Merkezi gerek uçuşa ve atlayışa uygun tepelere yakınlığı gerekse de sahip olduğu uygun hava koşulları ile yamaç paraşütü eğitimi ve uçuşları için önemli bir mekân.  Mayıs-Eylül ayları arasında verilen ücretli/ücretsiz kurslarda, havacılığa meraklı insanlara yamaç paraşütü eğitimi ve uçuşu imkânı sunulmakta, her yıl yüzlerce gencin yamaç paraşütü sporunu öğrenmesi ve havacılığa ilk adımı atması sağlanmaktadır. Yine birçok havacılık kulübü ve topluluğunun bu merkezde eğitim ve uçuş yapabilmesine imkân sunulmaktadır.

Planör

Havacılık, Wright Kardeşlerin ilk uçuşundan bugüne kadar hiçbir dalda görülmeyecek şekilde gelişmiş ve uzayın sınırlarını zorlamaya başlamıştır.  Havacılık teknolojisindeki bu gelişmeye paralel olarak sivil ve sportif havacılık da bu teknolojiye ayak uydurmuş, bu dallarda her geçen gün yeni buluşlar ortaya çıkmıştır. Sportif havacılığın en çok gelişme gösteren dallarından biri de planörcülük olmuştur. Aslında en başından beri planörcülük, havacılığa uzak insanların hafızalarında ilginç ve akla sığmayan bir havacılık dalı olarak yer edinmiştir. Çünkü planörcülük denildiğinde akla gelen ilk soru şudur; “Bir tayyare nasıl olur da motorsuz olarak saatlerce hatta yüzlerce kilometre durmadan uçabilir?” İşte bu soruyu soranlar artık ülkemizde günden güne azalmakta. Eskişehir’de bulunan THK İnönü Uçuş Eğitim Merkezi birçok sportif havacılık dalında olduğu gibi planörcülük adına da ülkemizin en gözde eğitim ve uçuş merkezilerinden biri.

1936 yılından bu yana, ülkemiz havacılarının birçoğunun havacılığa ilk adımı attığı yer olan İnönü THK Eğitim Merkezi’nde binlerce gence planör eğitimi verilmiş ve uçuş yapmaları sağlanmıştır. Merkezde bulunan hangar, yatakhane, yemekhane, planör filosu, havaalanı ve diğer tüm imkânlar ile planör sporunun yapılması için tüm lojistik destek sağlanmış ve ülkemizde de planörcülüğün hayli yaygın duruma gelip, gelişmesinde en etkin rolü Türk Hava Kurumu oynamıştır. Türkiye’de planörcülüğün tek adresi olan İnönü THK Eğitim Merkezi her yıl yaz döneminde yüzlerce kişiye ev sahipliği yapmakta ve Eskişehir semalarında uçuş eğitimine olanak sağlamaktadır.

Yelkenkanat-Mikrolayt

Planör ve yamaç paraşütünün birleşimi olan bir hava aracında uçmaya ne dersiniz? Yelken kanat size sabit kanat ile uçuşun vereceği güven hissinde yamaç paraşütünün adrenalin ve özgürlük duygusunu yaşatan eğlenceli bir hava aracıdır.  Yelken kanat ile biraz yüksekçe bir tepeden koşarak kalkış yapıp saatlerce havada kalabilir uzun mesafeler boyunca uçabilirsiniz. Yelken kanat planörler gibi motorsuz uçmasına rağmen yerden yükselen sıcak hava akımlarını ve tepeye çarparak yükselen hava akımlarını yakalayarak binlerce metre yükselebilir. Yine yelken kanadın aerodinamik yapısına sahip mikrolayt ise basitçe tanımlamak gerekirse; yelken kanadın motorlu halidir ve ek olarak yolcu ve pilot için bir uçuş platformuna sahiptir. Mikrolaytın avantajı sahip olduğu motor sayesinde uçuş süresinin daha uzun ve uçuş yapabileceği yerlerin daha fazla olmasıdır. Peki, bu sporları Eskişehir’de yapmaya ne dersiniz? İnönü’de bulunan THK İnönü Uçuş Eğitim Merkezi yelken kanat ve mikrolayt uçuşları için Türkiye’deki sayılı merkezlerden biri. Merkezde bulunan hava araçları ile bu sporun eğitimini almak ve bu sporda uzmanlaşmak mümkün. Yine isteyenler için tek seferlik misafir uçuşları havacılık tutkunları için ayrıca bir seçenek. 

Model Uçak

Havadan ağır, motorlu veya motorsuz, insan taşıma yeteneği olmayan, sınırlı boyutlarda imal edilmiş hava aracıdır model uçak. Birçok insan için taa çocukluktan gelen,  büyük heyecan verici dayanılmaz bir tutkudur, hayalleri küçük kanatlara yükleyip uçurmaktır… Ayrıca model uçak eğitimi için pilotaj eğitiminin ilk adımıdır da diyebiliriz.

İnönü Havacılık Eğitim Merkezi Başkanlığı Model Uçak Okulu her yıl gerek İnönü’de gerekse de bölgesel olarak verdiği model uçak kursları ile çok sayıda insanı model uçak ile tanıştırmakta, bu tutkunun hızla yayılmasına ev sahipliği etmektedir. Ayrıca her yıl yaklaşık 900 civarında MEB’e bağlı öğretmene eğitimler verilmektedir. Söz konusu öğretmenler bulundukları okullardaki havacılık kol/kulüplerindeki öğrencilere ücretsiz model uçak eğitimi vermektedir. Bu kurslarda kullanılan model uçak malzemeleri de yine Türkkuşu İnönü Havacılık Eğitim Merkezi Başkanlığı tarafından okullara ücretsiz olarak gönderilmektedir. Türkkuşu İnönü Havacılık Eğitim Merkezi Başkanlığı’nda model uçak kurslarına katılmak için 16 ve üstü yaşlarda olmak yeterlidir.

Paraşüt-Balon

Paraşütle havada kuşlar gibi süzülmek ve süratle uçmanın tadına varmak! Nasıl eğlenceli gelmiyor mu size de? Ya da bir balonun içinde saatlerce gökyüzünde asılı kalmak ve eşsiz manzaranın tadına varmak. Güneş ve bulutlar, masmavi bir gökyüzü. Havacılık tutkunları için paha biçilmez değerler olan bu bahsettiklerimizi Eskişehir’de yapmak mümkün. Sportif havacılığın her dalında olduğu gibi balon ve paraşüt konusunda da THK İnönü Uçuş Eğitim Merkezi’nde gerekli eğitimleri alabilir ya da tek seferlik misafir uçuşları gerçekleştirebilirsiniz.  

BİNİCİLİK

Türkiye’de safkan Arap atının yetiştirildiği bölgelerden en önemlisi olan Mahmudiye’de binek atları kiralanabilir, at gezileri yapılabilir. Mahmudiye’de 2020 m uzunluğunda, 25 m genişliğinde çim pist ve 1800 m uzunluğunda, 20 m genişliğinde kum pist ve 400 kişilik açık tribün vardır ve burada sonbahar mahalli at yarışları düzenlenmektedir. Sultan Mahmud’dan beri at yetiştiriciliği yapılan Mahmudiye, iklim ve toprak yapısı itibarıyla sahalarda koşan atlar için önemli bir antrenman bölgesidir. Özel yetiştiriciler büyük yarışlara gitmeden önce bazen bir-iki hafta süren antrenmanlarını ilimizde yapmaktadırlar. Çünkü Eskişehir’in havası, suyu ve toprağı atın anatomisi ve fizyolojisi üzerinde büyük bir pozitif etki göstermektedir. Türkiye Jokey Kulübü Arap Atı Aşım İstasyonu’nun bulunduğu Mahmudiye’de, Anadolu Tarım İşletmesi At Yetiştiriciliği ve özel at yetiştiriciliği yapılmaktadır.

MAĞARACILIK

Merak, gizem, ürperti ve heyecan duygularını kamçılayan karanlık cennetlerin cazibesine her geçen gün daha fazla insan kapılıyor. Binlerce, belki de milyonlarca yıl öncesine dokunabilmenin hazzına erişmeniz, dikit ve sarkıtların beslediği ihtişamın büyüsüne kapılmanız için Eskişehir’de birçok mağara bulunuyor. Tarih boyunca birçok canlının sığınağı olan mağaralar Eskişehir’de de meraklılarını bekliyor. Yatay ve dikey mağaracılık olmak üzere iki şekilde yapılan mağaracılık için şehirdeki derneklerle irtibat kurarak hareket etmeniz en doğrusu.

Kireç taşının suyun etkisiyle oluşturduğu,  alışkanlıklarımızın çok ötesinde bambaşka bir yaşam alanı, mağaralar.  Bir mağaranın ortaya çıkması için milyonlarca yıl geçmesi düşünüldüğünde  sarkıt, dikit ve fil kulakları gibi benzersiz mimarisinin paha biçilemez değerini hissetmemek büyük haksızlık. Mağaralar taşıdıkları bu eşsiz yapısıyla gerçek bir hazine, korunması zorunlu eşsiz değerler. 

Ziyarete açılan mağaralar dışında tüm yer altı açıklıkları uzman sporcular ve araştırmacılar tarafından ziyaret edilebilirler. Yapılarına dikkat edildiğinde yatay ve dikey özellikleri ile Eskişehir mağaraları bir çok mağaracıya sonsuz tecrübeler yaşatacaktır. 

Yarımkaya

Han’a bağlı Kayı Köyü yakınında Değirmen Deresi’nin sol yamacında yer almaktadır. Eskişehir-Çifteler-Han-Kayı Köyü veya Eskişehir-Seyitgazi- Bardakçı-Karağaç-Kayı Köyü yollarıyla gidilir. Kayı Köyü’nün 1.5 km güneyindeki mağaranın önüne kadar yol vardır. Düden konumunda yatay olarak gelişmiş bir mağaradır. Girişi vadi tabanından 20 m yukarıda; -3 m’lik dik bir kuyu şeklindedir.

Yelin Üstü

Sivrihisar Dağları’nın güneydoğusunda yer almaktadır. Mağara Kayakent Beldesi’nin hemen yakınındadır.

Mağara, giriş bölümünden sağ tarafa ayrılan küçük inişler içeren dar bir galeri ile ikinci bölüme bağlanmaktadır. Bu salonun tabanı iri bloklarla kaplı, duvarları değişik damlataşlarla örtülüdür. Bu salon, aynı oluşumlara sahip diğer iki farklı salona açılmaktadır. Antik dönemlerde tavandan damlayan suları toplamak amaçlı sarnıç ve havuzlar yapılmıştır. Mağara içerisinde antik dönemlerde insanlar tarafından kullanıldığına işaret eden kültür toprağı ve arkeolojik kalıntılar olduğu belirtilmektedir.

Afarın Düdeni

Sarıcakaya’nın 10 km kuzeyindeki Sarıcakaya Yaylası’nda yer alır. Sakarya Nehri tarafından kesilerek derince yarılan plato karakterinde geniş bir düzlük üzerinde gelişen mağaraya Sarıcakaya-Yenipazar kara yoluyla gidilmektedir. Stabilize olan bu yol 5-6 km sonra yaylaya ulaşmakta ve mağaranın hemen yanından Yenipazar Köyü’ne gitmektedir. Kuyu şeklinde bir girişi vardır.

Beyyayla

Eskişehir’in kuzeyinde; Beyyayla Köyü’nün 1.5 km kuzeybatısında yer alır. Mağaraya Sarıcakaya-Beyyayla yolundan gidilir; yol köye kadar düzgündür. Buradan sonra 1.5 km dar bir yol mağara ağzına kadar ulaşır. Köy deresi düdene girerek diğer ucundan 8 m’lik şelale yaparak yeniden açığa çıkar ve Düden Deresi’nin başlangıcını oluşturur. Düden Deresi mağaradan hemen sonra dar ve derin bir kanyon vadi içinden akar. Mağara içerisinde küçük sığ göller ve damla taş oluşumları vardır. Gelişimi devam eden aktif bir mağaradır.

Eşekini

Mihalıççık’ın 15 km kuzeybatısında bulunan Sorkun Köyü’nün 2 km kuzeyinde; Çayboğazı Deresi’nin sağ yamacında yer alır. Mihalıççık-Nallıhan kara yolu ile Sorkun Köyü çıkışından sonra Çayboğazı Deresi’nin kenarından giden bu yol 1.5 km sonra mağaranın hemen üstüne gelir. Buradan 10 dakikalık yürüyüşle mağaraya ulaşılır. Gelişimini tamamlamış fosil bir mağaradır. İki girişi vardır.

Çalpınar

Mihalıççık’ın 7 km batısında bulunan Dağcı Köyü’nün 2 km kuzeyindeki Kale Tepe’nin (1490 m) kuzeybatısında yer almaktadır. Porsuk Nehri’nin büyük bir kolu olan Koca Çay’a bağlanan Pazar Çayı’nın sağ yamacında bulunan mağaraya; Mihalıçcık-Eskişehir yolunun 5. km’sinden ayrılarak Dağcı Köyü’ne varan yolla gidilir. Köyden de 3 km stabilize bir yol mağaranın önüne kadar girmektedir.

Dumanlıkaya

İnönü’nün yaklaşık 12 km doğusundaki Ballık Mahallesi’nin hemen yakınında yer alır. Porsuk Nehri’nin kolu olan Sarısu Çayı’na karışan Ballık ve Kayala derelerinin yardığı karstik bir plato üzerinde gelişen mağaraya Eskişehir- İnönü-Kütahya kara yolu veya Ankara-Eskişehir-İstanbul demir yoluyla gidilmektedir. Ballık Mahallesi’nden yarım saatlik yürüyüşle mağaraya ulaşılır. İnönü Ovası’nın hemen güneyinde dik bir yamaçla yükselen ve plato karakterli bir bölgede bulunur. Girişi -35 m kuyu şeklindedir; bundan sonra eğimli bir taban ile devam eder ve son noktası girişe göre -45 m’de sona erer.

Düdensuyu/Düdenönü

Sarıcakaya’ya bağlı Beyyayla Köyü’ne yakın Düdensuyu Deresi ile bağlantılıdır. Düdensuyu Deresi, mağaranın güneydoğuya bakan giriş ağzından girip kuzeybatıya bakan çıkış ağzından çıkmaktadır. Düdensuyu Deresi’nin kaya kütlesi içinde açmış olduğu galeri oldukça geniştir. Dere mağara içinde yer yer gölcükler oluşturmuştur. Bu gölleri geçmek için suyun çok olduğu mevsimlerde bot kullanmak gerekmektedir.

Gürleyik 1/Gürleyik 2

Mihallıçcık’ın 2 km güneyinde Kayalıboğaz Deresi’nin sağ yamacında yer alır. Mihalıçcık-Nallıhan kara yolundan gidilir. Bu yolun üzerinde bulunan Dinek Kasabası’ndan 45 dakikalık yürüyüşle ulaşılmaktadır. Gelişimini tamamlayarak askıda kalmış fosil bir mağaradır. İçerisinde yoğun şekilde oluşumlar (sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damla taşları ile makarnalar) gelişmiştir.

Güvercin İni

Afarın Düdeni ve Sarıkız Subatanı ile birlikte Sarıcakaya Yaylası’nda yer almaktadır. Afarın Düdeni’nin 1.5 km kuzeydoğusundadır. Üst Jura Alt Kretase yaşlı Bilecik kireçtaşları içinde dikey olarak gelişmiştir. Mağaranın girişi 9.00x5.00 m boyutlarında; kuyu gibidir. Ayrıca -25 ve -15 m olmak üzere iki girişi daha vardır.

Hacı Hüsrev İni

İnönü’nün hemen doğu kenarında su depolarının yakınında yer alır. Mağaranın önüne kadar yol vardır. Ulaşım için Eskişehir-İnönü-Kütahya kara yolu veya Ankara-Eskişehir-İstanbul demir yolu kullanılabilir.

Kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan ve mermerlerin doğrultusu ve eğimine bağlı olarak dirsekler çizen mağara; yatay olarak gelişmiştir. İçeride çok sayıda blok, çakıl ve yer yer duvar damlataşları bulunan mağaranın girişi uçlardan değil; ortaya yakın bir noktadandır.

Heybeci

Gürleyik Mağarası’nın 1 km doğusunda Dinek Kasabası’ndan geçen Heybeci (Çat) Deresi’nin iki kola ayrıldığı bölgenin üstünde yer alır. Mihalıçcık-Nallıhan kara yolu üzerinde bulunan Dinek Kasabası’ndan gidilir. Buradan 15 dakikalık yürüyüşle mağaraya varılır. Kuyu şeklinde dikey olarak gelişmiştir. Son bölümünde duvar damla taşları gelişen mağara; molozlarla dolmuş küçük bir odayla sona ermektedir.

Manasır

Mihalıççık’ın kuzeybatısında Manasır Platosu üzerindedir. Mihalıççık-Nallıhan kara yolu üzerinde bulunan mağara, Sorgun Köyü veya Dinek Kasabası’ndan 1.5-2 saatlik yürüyüş mesafesindedir. Büyük bir çöküntü dolininin tabanında yer alan düdenin derinliği, kireç taşlarının kalınlığına bağlı olarak -368 m’yi bulmaktadır. Düden; -130 m’de dirsek yaparak yaklaşık 240 m’lik dikey bir inişle bitmektedir.

Külçeini

Eskişehir’in yaklaşık 30 km kuzeybatısındaki Çalkara Köyü’nün 2 km kuzeybatısında bulunan Kocaçal Tepe (983 m) ile Küçükbursa Tepe’nin arasında akan Kurudere’nin sol yamacında yer alır. Girişi Sakarya Nehri’ne bakan mağaraya; Eskişehir-İnhisar yoluyla gidilir. Köyden bir saatlik yürüyüşle mağaraya ulaşılır. Genişliği yer yer 18 m’yi, tavan yüksekliği 5 m’yi bulan ana galerinin tabanı toprak; moloz ve iri çöküntü blokları ile kaplıdır. Mağaranın en derin yeri olan (-35 m) bu girinti şeklindeki galerilerde sarkıt, dikit, sütun ve duvar damla taşları gelişmiştir.

Mayıslar

Mayıslar Köyü’nün 4.5 km doğusunda, Gacani Tepe’nin (660 m) Sakarya Nehri’ne bakan kuzey yamacında yer alır. Vadi tabanından 440 m yukarıdadır. Ulaşım Sarıcakaya-Nallıhan yolu ile yapılır. Mayıslar’dan geçen bu yolun 4. km’sinden ayrılan stabilize yol ile Gacani Tepe’nin doğusuna kadar gelinir ve buradan dik bir yamaçta yarım saatlik yürüyüşle mağaraya varılır. Birbirine yakın iki girişi vardır, biri -5 m’lik kuyu şeklindedir. 2-12 m arasında değişen toplam 5 dik inişi vardır. Mağara dar fakat yüksek tavanlı ve eğimli galerilerden oluşmaktadır.

Kızılçukur

Süleler Köyü’nün Kokarkuyu Mevkii’nde ormanlık bir arazide yer alır. Mağaranın giriş ağzı kuzeybatı yönüne bakmaktadır. Mağaranın ortalarına yakın bir bölümünde mağara daralmakta ve bir insanın ancak sürünerek sığabileceği küçük bir delik haline gelmektedir. “Darboğaz” olarak adlandırılan bu delikten mağaranın ikinci kısmına geçilmektedir. Buradan sonra tek bir ana kol şeklinde devam eden mağara büyük bir çöküntü salonla sona ermektedir.

Şaban’ın Düdeni

Küçük Sasa Köyü’nün 3 km güneyinde Şabanpınarı Çeşmesi’nin hemen yanındadır. Domya Deresi ile Porsuk Nehri akarsu havzalarını birbirinden ayıran sırt üzerindeki bir çukurluğun tabanında gelişen mağaraya Eskişehir Mihalıççık kara yolunda bulunan Bozan kasabasında ayrılan Çırçır-Ağaçhisar- Sasa-Yalımkaya (Domya) köylerini birbirine bağlayan yol ile gidilir. Girişi -6 m’lik kuyu şeklindedir. Daha sonra eğimli bir tabanla girişe göre -46 m’de sona erer. Bu bölümde yer yer küçük gölcükler oluşmuştur. Yarı aktif bir düdendir.

Tozman Düdeni

Mihalgazi’nin yaklaşık 15 km kuzeybatısında bulunan Tozman Yaylası’nın Yenipazar’a bakan kuzey sınırında yer almaktadır. Sakarya Nehri tarafından derince yarılan yüksek platoluk bölgede bulunan mağaraya Eskişehir- Sarıcakaya-Mihalgazi-Çayköy-İnhisar veya Eskişehir-Söğüt-İnhisar-Çayköy- Mihalgazi yollarından gidilebilir. Çayköy’den ayrılan ve Tozman Köyü’nden geçen yol sonra Tozman Yaylası’nda bulunan mağaranın hemen kenarından geçerek Yenipazar İlçesi’ne ulaşır.

Yarasa İni

Eskişehir-Sarıcakaya-Mihalgazi-Alpagut ve İnhisar-Söğüt kara yoluyla gidilir. Mihalgazi’den Alpagut ve İnhisar’a giden yol mağaranın hemen önünden geçer. Alpagut ile mağara arası 2 km’dir. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanır ve çok katlı gelişim özelliği gösterir. Sakarya Nehri’nin hemen kenarında; gelişimini tamamlamış fosil üç katlı, kuru bir mağaradır. Birbirine bağlı iki girişi vardır. Damla taş oluşumuna pek rastlanmaz.

Ulubük

Alpu’nun yaklaşık 30 km kuzeybatısında Alapınar Köyü’nün 2 km güneyindeki Ulubük Yaylası’nda yer almaktadır. Mağaranın bulunduğu alan Sakarya Nehri ve Porsuk Nehri akarsu havzalarının birbirinden ayıran yüksek bir sırt halindedir. Sakarya’ya bakan mağaraya Eskişehir-Alpu-Gökçekaya Barajı yolu ile gidilir. Baraja giden yolun 20. km’sinden sola ayrılan 10 km’lik stabilize yol önce Ulubük Yaylası’ndan daha sonra da Alapınar Köyü’nden geçer ve Sakarı Karacaören’e gider. Yol mağaranın önüne kadar gitmektedir. Mağaranın girişi -4 m’lik dar bir kuyu şeklindedir. Daha sonra insanlar tarafından genişletilen bu giriş; belirgin bir çatlak üzerinde gelişmiştir. Yüzeye oldukça yakındır (2-5 m). Birbirine bağlı üç salondan oluşur. Tabanında kalın fosilleşmiş toprak ve kum deposu olan bu salondan, içinde yoğun bir şekilde damlataşların (sarkıt, dikit, sütun, duvar ve örtü damlataşları, makarnalar ve havuzlar) geliştiği ikinci bölüme geçilmektedir. Tavan yüksekliği 1-3 m olan bu bölüm dar bir galeriyle büyük salona bağlanmaktadır. Oluşum açısından zengin bir mağaradır. Mağaranın son bölümüne doğru insan kemiklerine ve seramik parçalarına rastlanmıştır.

Yelini

Sivrihisar Dağları’nın güneydoğusunda yer alır. Mağaraya Ankara-Eskişehir veya Ankara-Polatlı-Yunak kara yollarından gidilebilir. Yelinüstü Mağarası’nın güneyinde yer alır. Mağara Yılanlı ismiyle de anılmaktadır. Damlataş ve tavandan düşen iri bloklarla birçok salon ve odaya bölünen mağara görünümleri son derece güzel damlataşlar ile kaplıdır. Yelinüstü Mağarası ile benzer özellikler gösteren bu mağarada uzun dönemler insanlar tarafından kullanıldığını gösteren şekil ve kalıntılar mevcuttur. Mağara önünde yamaç ve tarlalarda çakmak taşı, yonga, balta, mızrak uçları bulunmuştur. Girişteki toprakta değişik alet, kemik, çanak çömlek parçaları bulunmuştur. Salonda tuğladan yapılmış derinliği 2 m’yi geçen havuzlar ve sarnıçlar ve tavanda kırmızı renkli yazılar vardır. İnsanların kolay giremediği oda ve yan girintilerde yarasalar yaşar.

KAYA TIRMANIŞI

Denge, estetik, esneklik ve gücü bir araya getiren bu sporu Eskişehir’de yapmak için temel eğitimlerde en çok kullanılan bölgeler; Sündiken Dağları’nın Bozdağ, Sakarılıca Hamamları’nın Kızıltepe ve Mayıslar Köyü’nün Taştepe bölgesi. Kaya tırmanışı çalışmaları için ise Kızılinler ve Sivrihisar kayalıkları kullanılıyor.

Kızılinler Kayalıkları

Merkeze 15 km uzaklıktaki Kızılinler Köyü, içinde bulunan tarihi hamamın sağ ve sol tarafında yer alır. Bu kayalıklar özellikle yeni başlayanlar için ideal bir tırmanış alanıdır.

Sivrihisar Kayalıları

İlçenin hemen kuzeyinde yer alan bu bölge önemli bir tırmanış bahçesidir.  Burada yakın zamanda uluslararası yarışmaların yapılması bekleniyor. Kamp yerinde su olmadığından tırmanışçılar yanlarına yeterince su almalıdır. Rotalar uzun yıllardır kullanıldığı için oldukça temiz. Ancak yer yer parçalanan kayalar da var. Önemli rotalar Sineklikaya, Balkaya ve Kuleler topluluğunda bulunuyor.

Karakaya

Eskişehir-Ankara kara yolunun 60. km’sinde Kaymaz Beldesi’nden hemen sonra sola doğru 4 km’lik bir yolla ulaşılan güzel bir köy olan Karakaya, kaya tırmanışı için çok uygun granit kaya yapılarıyla büyük ilgi görüyor. Tırmanış için en uygun mevsim ilkbahar,  yaz ve sonbahar. Rotaların çoğu kayaların kuzey yüzünde olduğundan yazın erken saatler dışında bütün gün gölgelidir. Kış ise çok soğuk geçtiği için hava kuru bile olsa tırmanmak zordur.

Öğrenci kulüpleri mayıs ayında burada şenlikler düzenliyor. Eskişehir’den daha uzak olduğundan Ankara’daki üniversitelerden hafta sonu tırmanışçılar geliyor.

BİSİKLET

Şehrin merkezinde bisiklet yolları bulunsa da bisiklet meraklıları daha çok dağ bisikletini tercih eder. Yerel lezzetleri, kültürel mirası, halkı ve doğayı bambaşka bir yolculuk deneyimi ile keşfetmek için pedala basın. Bisiklet selesinden keyifli keşifler için birçok rota yer alıyor.

Avlakkaya

Eskişehir’e 35 km uzaklıkta olan ve birçok doğa sporu yapılabilen bir rotayı bisiklet tutkunları denge geliştirme amaçlı kullanıyor. Teknik gerektiren ve zorlayıcı bir parkur Avlakkaya. Hafta sonu planınızı yapabileceğiniz güzel bir rota.  Buz gibi ve tertemiz suyu el değmemiş tabiatı insanı büyülüyor. Sık bir ormanlık alan olduğundan ulaşım bisiklet ve yürüyerek yapılmakta. Adrenalin düşkünlerinin tercihi motorsiklet. Avlakkaya’ya Bozdağ Köyü, Yarımca Köyü ve Sakarılıcaları yolu üzerinden ulaşmak mümkün.

Kalabak Köyü, Türkmen Dağı,  Çoban Yayla ve Çevresi

Eskişehir’e 50 km uzaklıkta yer alan ve Kütahya yolu üzerinden Kızılinler tarafına dönüldükten sonra devam ettiğinizde sizi Yukarı Kalabak Köyü’ne varıncaya kadar birçok köy bekliyor. Aşağı Kalabak Köyü’nden sonra Yukarı Kalabak Köyü’ne ulaşıyorsunuz. Burası Eskişehir’in meşhur içme suyu olan Kalabak Suyu’nun kaynağı. Derelerden dahi Kalabak Suyu akmakta. Türkmen Dağı eteklerinde çeşmelerden suyunuzu içebilirsiniz. İlkbahar mevsiminde rengarenk kelebekleri görebilirsiniz.

Sarısungur Göleti Parkuru

Eskişehir-Seyitgazi yolu üzerinde Sarısungur tabelasına kadar 18 km bir mesafe gidilir. Döndüğünüzde iniş sizi Sarısungur Göleti’ne götürür. Gölet çevresinde bir dizi parkur bulunmaktadır. Burada Dağ Bisikleti Kriteryum ve Crosscountry Yarışları yapılıyor.

Tandır Köyü Orman Bölgesi

Eskişehir’e 40 km uzaklıkta olan Sarıcakaya yolu üzerinden Tandır Köyü’ne ulaşabilirsiniz.

Sarıcakaya-Mihalgazi-Sakarılıcaları Yol Antrenman Parkuru

Eskişehir Muttalıp Köyü’nün içine girmeden Sarıcakaya yolu takip edilir. Önce bir tırmanış yapar ve Bozdağ’ı aşarsınız. Daha sonra uzun bir iniş bizi bekliyor. Sarıcakaya içine kadar inersiniz. Mihalgazi-Sakarılıcaları arası düz hafif engebeli bir yol. Sakarya Vadisi’nden sonra Sakarılıcaları’ndan çıkarken büyük ve zorlu bir tırmanış sizi bekliyor; yaklaşık 16 km tırmanış bittikten sonra zirvede sizi Taşköprü Köyü bekler. 1200 m rakımda Eskişehir’i kuş bakışı izleyerek aşağı, Muttalip Köyü’nün içine inersiniz. Bu parkurun toplam uzunluğu 120 km ve yetkin bir sporcu 4.5 saat gibi bir sürede zorlanmadan bu parkuru tamamlayabiliyor.

Eskişehir Kütahya Frig Vadisi Parkuru

Eskişehir-Kütahya çevre yolunu takiben Porsuk Barajı’nı geçtikten sonra Sabuncupınar Köyü’ne dönülür. Bu şirin istasyon köyü geçildikten sonra Fındık Köyü’ne varılır.  Bu vadi bisiklet severler için Kapadokya imkânlarını tadabilecekleri, benzer özelliklere sahip bir parkur.  Güzergâhta bulunan İncik Köyü’nün meşhur suyunu içmeyi unutmayın.  Tren yolu hattına paralel Kızılinler Köyü’ne kadar gelinir ve oradan Kütahya-Eskişehir çevre yoluna çıkılarak Eskişehir’e geri dönülür.  Yaklaşık 135 kilometrelik parkur 5 saatte tamamlanabilir. Antrenman olarak çok faydalı bir parkur olmasının yanında tarih ve doğa iç içe.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Kent Ormanı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi arkasında yer alan ormanlarda oryantring ve cross Türkiye Şampiyonaları yapılmakta.  Oryantring için en uygun parkurlardan biri Osmangazi ormanlarında yer almakta. Atletleri gün içerisinde antrenman yaparken burada görebilirsiniz.  Şehre yakın bu parkur 100 km’yi aşıyor.

Bozdağ Karadere TRT Vericisi Parkuru

2005 yılında Eskişehir’de ilk dağ bisikleti yarışının yapıldığı parkura Muttalip Köyü’nün içerisinden geçerek Bozdağ Köyü’ne tırmanılarak varılır.  Bozdağ Köyü’nden başlanılır, Karadere Köyü TRT vericisi arasında daire çizilir. Toplam 25km civarında bol bol rampa çıkışı ve inişlerin yer aldığı güzel bir antrenman parkurudur. Kışın adrenalin ve heyecan yaşamak istiyorsanız zirveye kamp kurulabilir. Ayrıca, 15 km uzunluğundaki iniş sizi heyecanlandırmaya yeter.

KAMPÇILIK

1.      Akçeşme Bölgesi (Yazılıkaya Köyü-Han İlçesi)

2.      Avlakkaya Bölgesi (Mihalgazi İlçesi)

3.      Taştepe Bölgesi (Tandır Köyü-Tepebaşı İlçesi)

4.      Karaören Göleti Çevresi (Büyükyayla Köyü-Kırka-Seyitgazi)

5.      Yapıldak Göleti Çevresi (Yapıldak Köyü-Seyitgazi İlçesi)

6.      Gökçekaya Barajı ile Porsuk ve Gürleyik Akarsuları Çevresi (Mihalıçcık İlçesi)

7.      Sündiken Dağı Çevresi (Mihalıçcık İlçesi)

8.      Türkmen Baba Dağı ve Çevresi (Yukarı Kalabak Köyü-Odunpazarı İlçesi)

9.      Musaözü Barajı (Musaözü Köyü-Tepebaşı İlçesi)

MOTOSİKLET

Eğitim, kültür, sanat etkinlikleri ile uluslararası boyutta örnek şehirlerarasında yer alan Eskişehir’de kentten doğal ortama geçmek isterseniz de karşınıza birçok seçenek çıkacaktır.

Tamamen yol dışında ve vahşi doğanın zorlu ama bir o kadar da mest edici ortamlarında teker çevirdiğiniz Enduro-cross motosiklet sürüşleri için de şehrimiz adeta biçilmiş kaftandır.

Her türlü yol ortamından uzakta yapılan bu motosiklet sporunda kendinizi kimi zaman Çatacık ormanlarının derinliklerinde kimi zaman da Frig vadisinin tarihi dokusunda bulabilirsiniz.

Kent hayatının stresinden uzaklaşmak istiyorsanız, alternatif bir spor dalı arıyorsanız, doğada vakit geçirmek ve yeni yerler keşfetmek istiyorsanız tam da size göre bir hobiyle tanıştınız demektir.

Bozdağlar, Sakarya vadisi, Musaözü göleti ve çevresi, Frig vadisi, Beşikderesi mevkii, Sakarıbaşı mevkii,  şehrimizdeki belli başlı doğal Enduro-cross parkurlarıdır. 

Motosikletin ve Enduro-cross motosikletin bu kadar popüler olmasının başlıca sebebi; diğer birçok motor sporuna göre çok daha az maliyetli dolayısıyla daha çok insana ulaşabilir olmasıdır. Motosikletin kendisi, gerekli güvenlik ekipmanları ve kişisel aksesuarlar ile birlikte düşünüldüğünde bile toplam maliyet her zaman sıradan bir arazi aracına göre çok daha az olacaktır. Elbette bu sporu yapmak için sadece motosiklet yeterli değildir. O motosikleti süren, gerekli eğitimleri almış ve tecrübeli bir sürücü olmanız gerekmektedir. Tüm bunların yanı sıra güvenlik ekipmanları ve kıyafetler de olmazsa olmazlardır.

Şehrimizde ise bu sporun ve genel olarak da motosikletin her dalında faaliyet gösteren Eskişehir Motosiklet ve Spor Kulübü Derneği, eğitimler, organizasyonlar ve yarışçı/sporcular yetiştirmekte bayrak taşıyıcı konumundadır ve kulübümüz bünyesindeki birçok sporcumuz şehrimizi ulusal yarışlarda başarıyla temsil etmektedirler.  

Avcılık

Eskişehir’i çevreleyen tepelerde ve ormanlık bölgelerde avcılık oldukça revaçtadır. Av açısından zengin olan birçok alan vardır. Bıldırcın, üveyik, orman çulluğu, saksağan, kınalı keklik, kaya kekliği, ekinkargası, yaban domuzu, sansar, yabani tavşan, geyik yaygın olarak bulunmaktadır. Sarıyer, Gökçekaya, Kunduzlar, Çatören, Porsuk, Aşağı Kartal, Yukarı Kartal, Mercan, Özden, Eryen gibi birçok barajda balık avcılığı yapılmaktadır.