Türk Süsleme Sanatlarından Minyatür Sanatı

Türk Süsleme Sanatlarından Minyatür Sanatı

Minyatürler tarihi olayları betimleyen, dönemin yaşam tarzını, örflerini, adetlerini, geleneklerini, göreneklerini aktaran önemli belgelerdir. Minyatürlerde görülen Osmanlı dönemine ait günlük yaşamda ve özel günlerde kullanılmış eşyalar, o döneme ait el sanatları ürünleri hakkında önemli ipuçları vermektedir. Minyatürlerde betimlenen olaylar; padişahın tahta çıkışı, sünnet törenleri, elçi kabulleri, bayramlar, düğünler, şenlikler, dini merasimler olabilmektedir. Minyatürler incelendiğinde, Osmanlı dönemi el sanatlarını uygulayan saray ustalarının teknik, renk, motif, kompozisyon bakımından belirli bir üslup geliştirdiği dikkati çekmektedir. El sanatları ürünlerinde farklı malzemeler kullanılmış olsa bile kompozisyon, renk ve motifler benzer özellikler taşımaktadır. Ahşap, cam, maden, seramik, çini, seramik, porselen, tekstil, taş vb. malzemelerden yapılmış günlük ve özel kullanım eşyaları aynı zamanda minyatürlerde kompozisyonu tamamlayan dekoratif unsurlar olarak yer almaktadır. Örneğin, padişahın arka planında yer verilen perdeler, yerde serili halılar.

Osmanlı Dönemi minyatürleri saray hayatı, padişah portreleri, törenler, edebi eserler, dini konular, kent görünümleri, günlük yaşam sahneleri gibi konulardan oluşmaktadır. İnsan figürleri, hayvan figürleri, çeşitli bitkiler ve mimari yapıların bulunduğu minyatürlerde; yerleri, duvarları, gökyüzünü meydana getiren arka plan unsurları, konuları tamamlayıcı dekoratif elemanlar olarak kullanılmıştır. Bu elemanlar bazı minyatürlerde halı, bazılarında perde, bazılarında rahle olabilmektedir.

Osmanlı Minyatürleri’nde Eskişehir

Kanuni Sultan Süleyman’ın Irak’a yaptığı sefer sırasında Eskişehir’e uğrayan (1534) nakkaş Matrakçı Nasuh’un yaptığı Eskişehir Minyatürü’nde biri, bir külliye içerisinde yer alan (1525 tarihli kitabesi olan Kurşunlu Camii Külliyesi) iki cami ile (ikinci cami 1268 tarihli minare kitabesi olan Alâeddin Cami’sidir) bir kervansaray, Uç hamam, bir havuz, bir değirmen ve bir türbe gösterilmiştir. Yine Seyitgazi Minyatüründe, Seyyid Battalgazi Külliyesi’nin yanı sıra, bir kervansaray, bir hamam, bir çeşme ve bir yıkık kale gösterilmiştir. Minyatürler, 16. yüzyılın ilk yarısında hem Eskişehir’in hem Seyitgazi’nin, 15. yüzyıl yerleşim dokularında çok farklı bir yenilik olmadığını göstermektedir.

Kaynak:

Altınsapan, E., Ortaçağ’da Eskişehir ve Çevresinde Türk Sanatı (11.-15.yy Mimarisi) “Tarihsel Gelişim Sürecinde Eskişehir Bölgesindeki Ortaçağ Türk Yerleşimleri ve Yapısal Boyutu”, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, Eskişehir.